Gül’ün, Gülen’in, Erdoğan’ın bir vazifesi var

2016-02-20 20:40:00

Bizler bu toprakların emanet edildiği son nesiliz! Neyin emaneti, kimin emaneti, amacımız ne? Birileri Nişantaşı kafelerinde viski yudumlayıp, nargile fokurdatsın diye mi mücadele veriyoruz; yoksa Allah’ın verdiği canlarımızı yine O’nun idealize ettiği günler için mi? Bir toprak ki tüm denklemler o toprağın üstünde... Bir toprak ki hakk dava ve hilal uğruna güneşlerin feda edildiği...

Düşmanını bilmeyen dostunu bilemez! Önce düşmanımızı tanıyacağız. Bu konuda millet olarak öyle eksiğiz ki! Daha PKK’nın açılımını, ne zaman ve hangi şartlar altında milletin kucağına bir ateş huzmesi şeklinde atıldığını bilmiyor isek; mücadelenin ne için olduğunu nereden bileceğiz! En azından bir önsöz hepimiz için gereklidir.

1800’lü yıllarda başlayan “ulusalcılık” hareketleri bütün Avrupa’da büyük oranda evrimini tamamlamışken; bizim gibi “ümmetçi” kavimlerde bir şeyler yanlış gitti. Ümmetçi olmak evrensel olmaktır, insancıl olmaktır, ahlaklı olmaktır; ulusalcılık ise ayrışmadır, bölmedir, yok saymadır! Ama bize böyle öğretmediler değil mi? İlkokul kitaplarında hiç böyle şeyler yazmıyordu.

Dünyadaki tüm meseleler bizim de meselemizdir; zira yeryüzü bizim mescidimizdir ve bizler temiz mescidler isteriz. Buna derhal itiraz edecekler ve “Türkiye daha kendi içini temizleyemedi ki” diyecekler. Heyhat! Uyan artık! Türkiye’nin temizlenmesi demek dünya mazlumlarının dirilişi demektir. Anlaman gerek, sen anlamazsan kim anlayacak? Otobüse binip memleketine gitmek için yol parası bulamayan bir gariban öğrenci belki de idealleriyle tüm ümmeti diriltecek! Mesele “para” meselesi değil sadece! Evinde oturan kardeşim; belki de senin bir cümlen kurtaracak Myanmar’da yakılan mazlumu, senin bir işaretin Kudüs’ün gözyaşlarını dindirecek! Çok mu duygusal yazdık; hayır, hepsi de gerçek! Biz “inanan” insanlarız. Onlar ise Peygamber(sav)’i öldürebileceklerini zannedenlerdi. Onlara kalsa İslam, Mekkeli Muhammed(sav)’in evinin odasında kalacak küçücük bir şiir parçasıydı!

Düşmanlarımızın sözleriyle birbirimizi vurmayı bırakıp, esas düşmanları tanıyalım!

PKK denen kanlı taşeron örgüt “Partiya Karkeren Kürdistan” ismini taşır ve Kürdistan İşçi Partisi manasındadır. Adamlar kendilerine “Parti” diyorlar, üstelik “işçi” partisi! Palazlanması ise 1980 Kenan Evren darbesi yüzünden oldu. Yazacak çok şey var ama özet geçeceğim artık, lütfen büyük tabloyu görün, hepimiz görelim.

Türkiye’de HDP, Suriye’de PYD var; ikisi de aynı şey ve isimlerinden farklı hiçbir şeyleri yok. PYD’nin Başkanı Salih Müslim! Adamın adı Salih, soyadı Müslim! Görüyorsunuz değil mi su katılmamış haçlı artığı müptezel plancıların yaptıklarını! Bizi, adı “Müslim” olan bir adama öldürtmeye çalışıyor. Adı Selahattin olan adam ekmeklere kan doğruyor, adı Ahmet olan bir adam olmadık densizlikler yapıyor, adı Abdullah olan bir adam bebeklerimizi öldürüyor! Bu topraklar Hz.Hüseyin(ra)’dan beri böyle bir sinsi plan, böyle bir “kan” görmedi!

PYD, Suriye’nin HDP’sidir! Açılımı Partiya Yekitiya Demokrat’tır; yani Demokrat Birlik Partisi ve bunların silahlı kanadına YPG, yani Yekineyen Parastina Gel, Halk Koruma Birlikleri denir! Tıpkı Kürdistan İşçi Partisi (PKK) gibi! Hepsi aynı şer aklın planı, nasıl da belli oluyor değil mi?

Türkiye siyaseti daima dünya siyasetinin “planlarının” ve “plancılarının” dönüp durduğu arenadır! Bu arenada herkesin bir rolü vardır. Dün İttihat ve Terakki Partisi’nin rolü ne idiyse, bugün CHP’nin rolü odur. Dün Jöntürkler’in rolü ne idiyse bugün Aydın Doğan ve sahibi olduğu Ahmet Hakan Coşkun odur! Bu arenada Abdullah Gül, Bülent Arınç, Abdüllatif Şener olumlu veya olumsuz birer rol sahibidir ve kimse arenadan bağımsız değildir. Fetullah Gülen’in de Recep Tayyip Erdoğan’ın da bir vazifesi vardır. Mesele şudur ki size bu vazifeyi kim verdi? Satın alınmanın hazzı mı yoksa eşref-i mahlûkat olmanın manası mı?

Öldükten sonra haykırmanın kıymeti yok! Karşılıksız, çıkarsız, topluma yaslanarak söylüyorum ki, Recep Tayyip Erdoğan bu toprakların bağrından çıkardığı en son Eyyubi’dir, Fatih’tir! Onun ardından gelecek nice komutanlar da milletin gücü ve “meydanı çakala boş bırakmayan” iradesi ile engelleri aşacaktır! Erdoğan sonrası plan yapabilen Türkiye, dünyanın haritasını zalimlerin başına geçirmesini bilir!

Efendim; “çok duygusal yazmışsın, gerçekçi olalım” diyenler beni dinlesin! Sizin gerçekleriniz masum çocukları bombalarla öldürenlere boyun eğmekse; alın o boynunuzu ve bizim yolumuzdan çekilin!

Hacı Yakışıklı

113
0
0
Yorum Yaz