Cep Telefonu Kullanımında Ahlak Kuralları

2011-04-04 20:35:00

Cep Telefonu Kullanımında Ahlak Kuralları

Bir düğünde ya da cenazede, iş görüşmesinde, sinemada, kütüphanede ya da uçakta birden bir cep telefonu çalar ve işte o an telefonu çalan kişi panikle kapatmayı unuttuğu telefonunu bulur ve kapatır.

(Aslında bazen pişkinler çıkıp telefonu açıp konuşmaya başlamıyorlar değil)

Aslında benim dikkat çekmek istediğim şey şu:

Bütün gün sokaklarda, alışveriş merkezlerinde, asansörlerde, dolmuşlarda, işyerinde ve bilumum yerlerde yüksek sesle telefonuyla konuşan insanları dinlemek zorunda mıyız?

Teknolojik değişimler sosyal değişimlere yol açıyor ama her zaman adaptasyonda güçlük yaşanıyor. Cep telefonları ile yüksek sesle her yerde konuşanlar kişisel yada gizli bilgilerini yüksek sesle dile getirmekten yada başkalarının bunları duymasından çekinmiyorlar.

İnanıyorum ki bu görmemişliğin getirdiği gürültü yavaş yavaş azalacak ve insanlar cep telefonlarını etik kurallar çevresinde kullanacaklar. Hatta bu tip teknolojik cihazlar insanları tembelleştirdiği gibi çevrelerindeki insanlara karşıda duyarsızlaştırıyor.

Cep telefonu kullanan herkes etik kurallara uymak zorunda. Belki de herkes telefonunu titreşime geçirerek bir başlangıç yapılabilir.

O zaman cep telefonu olan biri olarak neleri yapalım neleri yapmayalım;

Yapılmayacaklar

1. Bir toplantı, iş görüşmesi, seminer esnasında kişisel arama yapmayın ve kabul etmeyin.

2. Konuşurken çevrenizdeki insanlardan en az 10 adım uzaklaşın.

3. Asansör, kütüphane, tiyatro, müze, lokanta, mezarlık, dişi hekimi ve doktor bekleme salonlarında, hastane vb. kamuya açık ve insanları rahatsız edebileceğiniz alanlarda cep telefonunuzla konuşmayın. (Ki tuvaletlerde bağıra bağıra konuşanlara o kadar çok rastlanıyor)

4. Konsantrasyonu ya da dikkati bozacak çirkinlikte ve yüksek seste melodiler kullanmayın.

5. Biriyle konuşurken, alışveriş yaparken, araba kullanırken(araç kitiniz yoksa), bankada işlem yaparken konuşmayın. Aynı anda hem telefonunuzla konuşup hem de işinizi yapmayın.

6.İş görüşmelerinizi yaparken gizli bilgileri yüksek sesle konuşmayın.

7. Cami gibi ibadet edilen mekânlara gittiğiniz de telefonunuzu açık unutacağınızı düşünerek telefonunuz da oyun havası, hayvan sesi, bebek ağlaması gibi melodiler yükleyerek ibadet eden kişilerin ibadetlerini zarar gelmemeli.

Yapılacaklar

1. Telefonunuzun sizin özel ve kişisel bir aracınız olduğunu unutmadan başkalarını rahatsız etmeyecek şekilde taşıyın ve kullanın.

2. Arabada araç seti, gürültülü yerlerde kulalık kullanın. Siz kendi sesinizi duyamasanız da karşı tarafın duyabileceğini unutmayın. Karşı tarafın bağırması sizinde bağırmanız gerektiğini göstermez unutmayın.

3. Sizi arayanlara konuşmak için uygun bir ortamda olmadığınızı açık yüreklilikle söyleyin ya da telefonunuzu hemen kapatın.

4. Başkalarını rahatsız etmeyecek yerlerde konuşun. Arabanızı yolun kenarına çekerek aramanızı yapın.

5. Başkalarının da cep telefonu etik kurallarına uymaları konusunda uyarın. Birbirimizi eğitmek zorundayız.

6. Cep telefonunuzun melodisini duyabileceğiniz seviyede tutun ya da titreşime alın.

Konukseverliğimizi yalnızca yüz yüze değil telefonda da göstermemiz gerekmektedir. Bu nedenle günümüz dünyasının iletişim ağı içinde telefonun hayati önemi devam etmektedir. İletişim bakımından, bu mühendislik harikası kadar önemli bir başka şey de, insanların onu ne kadar kötü kullandığı ve zamanlarını, verimsiz telefon konuşmalarında harcamaktan bıktıklarıdır.

Telefon konuşması “Tam olmayan bir iletişim ortamında, tam bir iletişim kurmaya çalışmaktır”. Telefonla iletişim süreci, birbirleriyle anlaşmaya çalışan iki insanı içerir. İletişim sırasında her iki taraf, bazen “mesaj gönderen”, bazen de “mesaj alan” rolünü üstlenir. Bir taraf mesajını kodlayıp gönderirken, diğer taraf bunu alıp deşifre eder. Yani anlam, bu süreç içinde filtrelerden geçer; taraflar çeşitli engel ve güçlüklerin üstesinden gelmeye çalışırlar. İletişimin önemli bir parçası olan “görsel ipuçları”nın bulunmadığı bu karmaşık süreçte, “söz” üzerindeki kontrol yitirildiği zaman sorunların ortaya çıkması kaçınılmazdır.

Telefonla konuşmak bir iletişim çabasından başka bir şey olmadığına göre, telefonla konuşmalarımızda daha fazla kontrol sağlamak için bu karmaşık süreci nasıl ele alabiliriz?

Telefon görüşmelerinin etkili olması, sözcükleri etkili kullanmayı gerektirir. Bu ise, geniş bir sözcük dağarcığının dikkatli bir şekilde kullanılması anlamına gelir. Konuşma düzeyinizi, karşınızdakinin eğitim ve bilgi düzeyi belirlemelidir. Diğer kişiye uygun bir dil kullanmadığınız takdirde, diyalogu yitirme riski büyüktür. Karşınızdakinin anlayacağından emin olmadıkça teknik bir dil ya da jargon kullanmaktan kaçının. Size çok basit ve doğal görünen bir şey, başka birisine yabancı gelebilir.

“Söylediklerinizi doğru anladıysam…” ya da “Bana öyle geldi ki…” gibi ifadelerle başlayan yorumlar, konuştuğunuz kişiyi anlamaya çalışma sorumluluğu duyduğunuzu gösterir. Diğer kişiyi anlama çabasında olduğunuzu göstermek çok önemlidir. İnsanlar, sözlerinin ve duygularının anlaşılmasını isterler ve genellikle, dinlendikleri zaman dinlerler.

Etkili telefon görüşmeleri yapmak, etkin bir şekilde dinleyerek konuşmayı kontrol edip yönlendirmek demektir. Burada bahsedilen kontrol, egemenlikle karıştırılmaması gereken ve dinleyen, saygı gösteren ve gerektiğinde konuşmayı yönlendiren bir kontroldür.


Telefonla iletişimde önemli diğer bir kaç hususa göz atalım:
* Arayan sizseniz, öncelikle kendinizi tanıtın. Karşınızdakinin durumunun konuşmak için uygun olup olmadığını öğrenin.

* Telefonunuzu en çok dört kere çaldırın ve gülümseyerek açın. Tebessümle beraber harekete geçecek yüz kaslarınız ses tonunuzu etkileyecek, kulağa daha olumlu gelmesini sağlayacaktır.

* Konuşma hızınızı ve ses değişimlerinizi iyi ayarlayın. Çok hızlı ya da monotonluk derecesinde yavaş konuşmaktan sakının. Sesinizin kalınlığını ve yüksekliğini, uygun zamanlarda değiştirerek, konuşmanıza dinamizm kazandırın.

* İyi bir sebep olmadıkça, diğer kişinin sözünü kesmeyin.

* Bir konuşmayı başkasına aktarmadan ya da bekletmeye almadan önce,
karşınızdakini, ne yapacağınız konusunda bilgilendirin.

* Öfkeye, öfkeyle yanıt vermeyin.

* Diğer kişinin söyledikleri ve ihtiyaçlarını anlamak için çaba gösterin.

* Suskunluk en iyi yanıt olduğunda, susup dinleyin.

* Konuşma esnasında güven dolu davranın.

* Konuşmayı adeta bir “sözlü el sıkışma” şeklinde bitirmeye dikkat edin.

* Konukseverliğimizi yalnızca yüz yüze değil telefonda da göstermemiz gerekmektedir.

* Telefonda iyi konuşmak doğuştan bir yetenek değil, sonradan kazanılan bir yetenektir.

Kaynak:

http://turizmcionline.blogcu.com/

225
0
0
Yorum Yaz