layout for myspace layout for myspace




Küçük Ateşleri Söndürür Esen Rüzgarlar Büyük Ateş Rüzgar Vurdukça Parlar

22:03 - 17.3.2009 - Çay Kimi Bekler

Kategori: Denemeler



Çay Kimi Bekler

Vakti vardır.
Ve can çeker.
Ama berrak ve demli bir çaydan daha iyi olan şey, o çaya sohbet katan, lezzet katan dostlardır.
Çay da, dost da, teselli makamında bir talihtir.
Yalnızlığa hüzün taşır çay...
Sohbete muhabbet...
Hayatın neresinde, ne şekil ve görüntüde olursak olalım; mesele şudur:
Hangi dostun bir bardak demli çayı için "hasretin adı" ve "katma değer"iyiz?
Vakti vardır.
Ve can çeker.
Can, çayı bahane edip dost ister.
Profesör istemez, genel müdür hiç istemez.
Makam ve mevki. Ve dahi şan ve şöhret.
Ve dahi mal ve mülk sahibi istemez.
Aradığı insandır.
"İnsan" sıfatının yanında, som altına şekil katmak için sokuşturulmuş bakır kadar ehemmiyeti olmayan unvanları hesaba katmaz.
Ve can, insan çeker.
Bir bardak demli çayın her yudumunu, ab-ı hayata dönüştüren insan!
Bir daha mesele şudur:
Canımız kimi çeker ve kimin canı bizi çeker?
Ve neden?
Hayattan aldığımız ve hayata kattığımız can sıkıntılarının çoğunun sebebi, maalesef değersiz şeylerden ibarettir.
Ne bu dünyadan çekip giderken bizimle birlikte gelirler.
Ne sonrası için işe yararlar.
Üstelik bir bardak demli çayın yanında bile, sahibini "beş kuruş" sahiplenmezler
Su kaynar.
Aşk ateşinde.
Bir tutam çay yaprağıyla karışmak, vuslattır.
Bu sıcaklığa.

Bu buhara ram olur ve yayılır duygular.
Sonra aşkın rengidir ve demidir görünen ve aşkın rayihası.
Söyleyin şimdi:
Can kimi çeker?
Kimin canı bizi çeker?
Bu şiire kim bir mısra katar gönlünden?
Sohbeti kim demler?


ALINTI

 

Yorum Yazarmısınız Önemsiyorum

2009-03-23 14:14:59 - 2009-03-23 14:14:59 - merhaba...

Yazansedencik
ateşle beslenmiş...
semaverdeki çayın tadı bir başkadır...
semaver varsa dostlarda vardır her zaman:)

sağlıcakla...
Bağlantı

2009-03-22 20:33:01 - 2009-03-22 20:33:01 - Tanıdın mı Beni?

Yazangul1fidan2
Tanıdın mı Beni?

Ben; anlamsız kavgalarla,
Ben; yarınsız sevdalarla,
Ben; anlatılan masallarla yitirdim inancımı...

Kuralsız insanların sahte cennetlerinde, yanlışı doğrudan, karayı
beyazdan, adamı adamdan, insanı insandan ayırmakla geçti gençliğim.

Ben; kan gövdeyi götürürken,
Ben; can bedenden ayrılırken,
Ben; kan damardan çekilirken, öğrendim yaşamayı...

Başarmak için inanç, inanmak için yürek, kazanmak için bilek
gerekliymiş. Adımlarını sert basmalı, yumruğunu sert vurmalı, sesin gür
çıkmalıymış. Taş kadar ağır, taş kadar sağır, taş kadar küçük, taş kadar büyük
olunmalıymış. Karnın açken bile kuyruğun dik, belin bükülse bile başın
hep dik kalmalıymış...

Şimdi tanıdınmı beni?
ADIM : ...
SOYADIM : ...

Biz sevdiğimizi gün olur başımıza taç yaparız....
Biz sevdiğimizi gün olur bağrımıza taş diye basarız.

EN SONUNDA
En sonunda bitti.. Bittiğine üzülmüyorum ve seni özlemiyorum..

İlk defa ayrılığı seviyorum.. Senin söylediğin gibi.. En azından
içindeki ben kirlenmeyecek.. İşte bu yüzden bu ayrılığı seviyorum.. Bu yüzden
akşamları yastığıma sarılıp ağlamıyorum.. Bu yüzden sabahları uyanınca
gözlerim gözlerini aramıyor!!!! Bu yüzden senden vazgeçmek daha kolay..
İçindeki yani hayalindeki ben gerçek ben ile kirlenmeyecek....

Bazen kendime nasıl bu hale geldik diye soruyorum; ilişkide neden nasıl
gibi soruların sorulmaması gerektiğini bilmeme rağmen.. İlişkinin
muhasebesi yapılır mı? Ben ilk defa yaptım.. Ne verdim ne aldım diye
düşündüm.. Çok şey almışım ama hiçbirşey verememişim.. Bu da benim
eksikliğim.. Gerçek benin eksikliği.. Senin hayal ettiğin olduğunu düşündüğün
insanın değil.. Benim eksikliğim..

Gece ilerliyor.. Diğer eksikliklerim aklıma geliyor.. Sevdiğimin
hayatındaki sorunlara ortak dahi olamayan beni düşünüyorum.. Bak gördün mü bu
bile sendeki benden farklı.. Ama diyorum ya ben buyum, ben böyleyim..
Beni tanı..

Neredeyse sabah oluyor.. Bu seferde en büyük eksikliğim aklıma
geliyor.. Seni düşünüyorum..

Şimdi git.. İçindeki ben daha fazla kirlenmesin..

Not : Avuçlarında ben, burnunda benim kokum.. Ben seni çoktan unuttum..
Sen beni unutamayacaksın..


Sensizim.. Üşüyorum!

Bu sana yazdığım son satırlar...

Bu dinlediğim son şarkı bizim üstümüze söylenmiş. Kilit vurdum kalbime,
umutlarıma. Ne bundan böyle sevdaya dair bir şeyler beklenebilir
yüreğimden ne de nefret edebilirim birinden. Ben hamal değilim ki; hep
kahrını taşıyım ömrün; Alın atık üzerimden hayata dair ne varsa. Alın sevdaya
dair acıları, paylaşın aranızda...

Sen sanıyorsun ki, kolay geliyor gidişin bana.. Arkanı döndüğün ilk
andan gözlerim gülecek mi yeniden sanıyorsun? Söylesene! Sen ne sanıyorsun
aşkı, sevgiyi, söylesene! Kolay olan, kaçmaksa, yalansa, vazgeçişse;
ben zor olanı seçiyorum ve Seni Hala Seviyorum.

Sen öyle san, farzet ki her şey çok kolay... Gittiğini sandığın sen,
giderken bende kalanlarını, yani seni, yani aşkı, yani bizi alamayacaksın
benden.... Geri vermeyeceğim onları, benim onlar, bana ait.

Biliyor musun, acı olan asla gidişin değil.. Belki bir gün sevmeyi
öğrendiğin de yanında ben olmayacağım.. Bir sabah gözlerini yeni doğan güne
açtığında başkası olacak yatağında.. Benim içinse sadece "sen" var
olacak baktığım her yerde... Ve işte ilk defa o gün sebepsiz ağlayacağım, o
gün yaan yağmur gizlemeyecek gözyaşlarımı. Kim bilir belki de aynadaki
hayalin ilk kez asacak suratını bana ve o sabah sensiz ve üşümüş
uyanacağım!

Her şeyin bir bedeli var biliyorum ve bende bu bedeli ödüyorum.
Ödediğim bedel sensizlik, yalnızlık, aşksızlık Oysa yüreğim her şeye rağmen
mutlu olmanı diliyor....

Seni bulduğum yerden başlıyorum yürümeye.. Seni düşünüyor ve gecenin
ayazında üşüyorum.. Veda bile etmeden gidişin geliyor aklıma, sadece
susuyorum.

Bağlantı

2009-03-22 19:46:38 - 2009-03-22 19:46:38 - Şükürler Olsun

Yazanserhatoglu
ŞÜKÜRLER OLSUN
Evvela yaratıldığım için şükrediyorum, yaratılmayabilirdim..!
Canlı olarak yaratıldığım için şükrediyorum, taş veya toprak olarak yaratılabilirdim..!
İnsan olarak yaratıldığım için şükrediyorum, ağaç, bitki veya hayvan olarak yaratılabilirdim..!
Akıllı olarak yaratıldığım için şükrediyorum, deli veya ebleh olarak yaratılabilirdim..!
Sağlam olarak yaratıldığım için şükrediyorum, sakat olarak yaratılabilirdim..!
Mümin olarak yaratıldığım için şükrediyorum, müşrik, ateist veya putperest olarak yaratılabilirdim..!
Müslüman olarak yaratıldığım için şükrediyorum, başka dinlere mensup olarak yaratılabilirdim..!
Peygamber Hz. Muhammed Mustafa (S.A.V.)in ümmetine mensup olarak yaratıldığım için şükrediyorum, diğer peygamberlerin ümmetinden olabilirdim..!
Allah (C.C.) ve Resulü Hz. Muhammed Mustafa (S.A.V.)i tanıdığım ve bildiğim için şükrediyorum, Allah ve Resulünü tanımayan ve bilmeyen den olabilirdim..!
Allah (C.C) ve Resulü Hz. Muhammed Mustafa (S.A.V)e itaat ve ibadet ettiğim için şükrediyorum, Müslümanım deyip, İslamiyeti bilmeyen, ibadet etmeyen, hatta İslamiyeti yaşayanları hor gören bedbahtlardan olabilirdim..!
Bütün bu nimetleri bana bahşeden Rabbime şükretmeyi bildiğim için şükrediyorum, bütün bu nimetler karşısında şükretmeyi dahi bilmeyen zavallılardan olabilirdim..!

SANA BİNLERCE ŞÜKÜR VE HAMDÜ SENALAR OLSUN YARAB..!
Bağlantı

HAKKIMDA

"Cesaret asırlık çınar ağacının fırtınalara kafa tutarak dimdik durması değil, cesaret çok kolay incinebilecek çiçeğin karlar arasında açmasıdır"

Son Yorumlar


Arkadaşlarım

seden s.
ahmetde
serhatoglu
gul1fidan2
okyanusca
tiryandafilay
Blogcu Yardım
karamanli07
mustafa aygün
elifnun

En Üste Dön