layout for myspace layout for myspace




Küçük Ateşleri Söndürür Esen Rüzgarlar Büyük Ateş Rüzgar Vurdukça Parlar

11:56 - 14.6.2009 - 21 Günlük Oldular

Kategori: Her Telden

Civcivlerim 21 Günlük Oldular

Evimizin Giriş Kapısı ve Sarmaşığımız

21 günlük oldular artık her türlü yemlenmeyi kendileri yapabiliyorlar

Anneleriniz yemek çağrısını kulak kabartarak dolaşıyorlar

solucanların toplanması için nemli toprak hazırlıyorum

Gurk tavuk işin farkında nemli toprak daha kolay eşeleniyor

Civcivler annelerine değil anneleri civcivlere uymaya başladı

hareket güzergahını civcivler belirliyor.

Kümesi sevmiyorlar kapatınca hep bir ağızdan bağırıyorlar

Sularını içip istirahata çekilecekler

Zaman ne çabuk geçiyor

Tüyler şekillenmeye başladı

kanatlar tamamlandı sayılır
Artık yabani yonca takıyorum kümese oyalansınlar diye

yabani yoncanın yapraklarını yavaş yavaş tüketiyorlar

Bahçede civcivlerin anneleriyle gezmelerini izlemek benim için en büyük keyif

Yorum Yazarmısınız Önemsiyorum

2009-07-14 11:56:06 - 2009-07-14 11:56:06 - Selamlar..

Yazanahmetde
Hocam civcivler denizli horozunun yani yerli tür dediğimiz ırk sanırım.Anneye benzemiyor çünki.Ayrıca görmeyeli çok büyümüşler çiroz olmuşlar:)) Çoğaltmak gerek bunları, diğer kültür tavuklarını nasıl olsa besiciler çoğaltıyor ama yerli ırk korumasız.. Lezzetinide iyi diyorlar ama bu kadar ilgiden kıyamazsınız da siz bunlara:))
Bağlantı

2009-06-21 03:27:08 - 2009-06-21 03:27:08 - Selâm

YazanE.Ali
@The Brutality of Hell rumuzuyla yazan kişiyi merak ettim. Selâmla ilgili çok güzel şeyler söylüyor ama rumuzu hiç de selametli değil. Yoksa anlamını bilmiyor mu? Cehennemin dehşeti gibi bir anlamı var. Selâmı yaymak istiyorsa rumuzu da Abdusselâm filan olmalıydı. Rumuz isim sayılır. isimlerde olduğu gibi rumuzlarda da güzel kelimeler kullanılmalıdır.

Neyse.. inşallah selâmetli bir halde okur düşünür.

Bu arada civcivleriniz epey büyümüş. inşallah büyüyüp yetişmiş olduklarının fotoğraflarını da görürüz.
Bağlantı

2009-06-18 14:44:52 - 2009-06-18 14:44:52 - merhaba...

Yazansedencik
çok ilginç ...
anne tavuk bembeyaz...
ama sadece iki tane civciv kırçıllı beyaz olmuş...
anneye çekmemişler :)
hepsi sağlıkla büyüsün inşallah...
kapının üstündeki sarmaşığı acem borazanına benzettim...
bir tanede bende var ama hiç açmadı daha...
sağlıcakla...

Bağlantı

2009-06-16 21:48:18 - 2009-06-16 21:48:18 - Selamı Kısaltmak

Yazanthebrutalityofhell
Geçen gün bir dostumdan elektronik mektup aldım. Dostum, mektubuna şöyle başlıyordu: sa Böyle kısaltılıyordu herhalde güzelim selâmımız... Ben de cevaben yazdığım mektuba şöyle başladım. Aleykümselâm, ben güzelim selâmımızı kısaltmamayı tercih ediyorum. Daha doğrusu hiçbir şeyi kısaltmıyorum. Sanki selâmı kısaltarak hayatı uzatabilecek miyiz? Sonra o an, düşünmeden yazdığım bu cümlenin aslında önemli bir hakikatin altını çizdiğini fark ettim. Önemli bir hakikat dediğim, önemli bir soru aynı zamanda. Selâmı kısaltmak hayatı uzatır mı? Bir de bu sorunun uzantısı diyebileceğimiz sorular var. İnsan, selâmdan tasarruf edilerek uzatılan bir ömrün uzatmalarını nasıl değerlendirir acaba? Veya selâmı yaymak tavsiye edilmişken, selâmı kısaltarak kazandığımız vakitlerde neyi yayıyoruz?
Bir zamanlar meşhur bir Çin hikâyesi okumuştum. Oldukça derin bir mevzu aslında; ama ilk bakışta bir fıkra gibi değerlendirilmesi de mümkün.
Genç Çinli, heyecanla yaşlı Çinliye anlatıyor:
- Duydun mu yeni bir araba icat etmişler.
- ………………………
- Kömürle çalışıyormuş.
- ………………………
- Yaylar üzerinde su gibi akıyormuş.
- ………………………
- Eskiden üç ayda aldığımız yolu artık üç günde alacağız.
- Eskiden doksan günde gittiğin yere, artık üç günde mi gideceksin yani?
- Evet.
- Peki, kalan seksen yedi günde ne yapacaksın?
Mühim olan doksan günlük yolu üç güne indirebilmek değil demek ki. Bunu yaparken geri kalan seksen yedi günü de kazanç hanesine yazabilmenin yolunu bulmak lâzım. Çünkü eşyanın tabiatı gereği bu âlemde boşluğa yer yoktur. Bir şeyi boşaltmayı düşünüyorsan -zaman olsun, mekân olsun fark etmez- nasıl dolduracağını da düşünmelisin. Ve de vakit fevt etmeden hemen doldurmalısın.
Boşluklarımız, biz doldurmasak da, boş kalmaz zira. Su uyur düşman uyumaz. Nefsin ve şeytanın karanlık orduları gözlerini dört açmışlar, bekliyorlar. Bir rivayette, Hz. Âdem Aleyhisselâm a can verilmeden iblis gelmiş, ağzından girmiş, içinde dolaşıp burnundan çıkmış, deniyor. Sonra da şöyle demiş: -Ben bunun içinde rahatça dolaşırım. Çok boşluğu var.
O kadar çok ki boşluğumuz. Zaaflarımız, öfkelerimiz, arzularımız o kadar çok ki... Bize ALLAH ı hatırlatan arkadaşlarımızla doldurmasak o boşluğu, sohbet-i Cananla doldurmasak, o boşluk kim bilir neyle dolacak.
Bediüzzaman Hazretleri muhatabına uygun selâmlarla başlıyor mektuplarına. Bir mektubunda:
Es-Selamünaleyküm ve rahmetullahi ve berakâtühü bi adedi dekaiki eyyâmil-firâk; diyor. Ayrılık günlerinin dakikaları adedince ALLAHın selâmı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun.
Selâmı yaymakken vazifemiz, selâm ülkesi olan Cennete ulaşmakken arzumuz, orada ne boş bir söz, ne de günaha sokan bir lâf işitilmeyeceği, işitilen sözün hep Selâm! Selâm! Muhtevalı olacağı bildirilmişken bir de, ne olur biz de yayabildiğimiz kadar yaysak selâmı, selâmlaşmalarımızı uzatabildiğimiz kadar uzatsak;
Yerine daha güzel, daha hayırlı bir şey ikame edemeyeceksek, selâmı kısaltmanın bir manası var mı ki?

Yaşadığınız günlerinin dakikaları adedince ALLAHın selâmı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun.
Tarafımdan Yazılmamıştır Sadece
ALINTIDIR
Bağlantı

HAKKIMDA

"Cesaret asırlık çınar ağacının fırtınalara kafa tutarak dimdik durması değil, cesaret çok kolay incinebilecek çiçeğin karlar arasında açmasıdır"

Son Yorumlar


Arkadaşlarım

seden s.
ahmetde
serhatoglu
gul1fidan2
okyanusca
tiryandafilay
Blogcu Yardım
karamanli07
mustafa aygün
elifnun

En Üste Dön